T.C. YARGITAY 22.Hukuk Dairesi - Esas: 2014/22359 Karar: 2014/25557, Karar Tarihi: 25.09.2014
Taraflar arasında iş sözleşmesinin kim tarafından ve ne şekilde sona erdirildiği uyuşmazlık konusudur. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin ikale (bozma sözleşmesi) yoluyla sona erip ermediği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddelerinde öngörülen iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir.
İkale, kanunlarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi de mümkündür. Sözleşmenin doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak değerlendirilmelidir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatin sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece taraflar arasındaki ikale sözleşmesinde davalının diğer işçilerle de ikale sözleşmesi yaptığı, sebebinin ekonomik ve daha kalifiye işçilerle çalışmak olduğu, ayrıca yapılan ek ödemenin az olduğu gözetilerek feshin geçerli sebebe dayanmadığı kabul edilip dava konusu istekler hüküm altına alınmış ise de, dosya kapsamında bulunan ikale sözleşmesi ile davacıya yasal tazminatlarına ilaveten 6 aylık maaşı tutarında 29.400,00 TL ek ödeme yapılmış ve davacı bu belgeyi ihtirazi kayıtsız imzalamıştır. Dosya içerisinde ikale sözleşmesini geçersiz kılacak bir olgu mevcut değildir. Zira davacının, ikale sözleşmesinin baskı altında, iradesi sakatlanarak imzalatıldığı yönünde bir iddiası yoktur ve davalı kurumun da sözleşmenin kendi iradesi dışında hazırlandığı yönünde bir beyanı yoktur. Dosya kapsamından sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Not / Prof. Dr. Erdem Özdemir: İkale süreçlerinde, 6 aylık ek ödeme bugünün şartlarında gayet yüksek bir makul yarar olarak görünebilir. Bu konuda Yüksek Mahkeme işçinin vasıflarına ve eğitim düzeyine bakmakta ve makul yararı saptamaktadır. Ancak yerel mahkemelerin 6 aylık makul yarar paketlerine rağmen işe iade kararı vermeleri Yargıtayın görüşünün yeterince anlaşılamadığı veya takip edilmediğini göstermektedir. Bu konuda hukukçu ve İK uzmanlarının Yüksek mahkemeyi yakından takip etmelerinde büyük yarar bulunmaktadır.
fesih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fesih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mart 2015 Cuma
20 Ağustos 2013 Salı
18 Ağustos 2013 Pazar
Müdüre büyü yapmak işten çıkarılma nedeni olur mu?
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ,
01.03.2010
01.03.2010
E: 2009/44819
K: 2010/5302
K: 2010/5302
"...Dosya içeriğine göre davacının yıllık izinde iken, iş
sözleşmesi aynı tarihte ve aynı nedenle feshedilen diğer bir işçi ile ve bu
işçinin tehdidi ile ara dinlenme sırasında işyerinde kimse yok iken davalı
Belediye Başkanı ve sekreterine ait makam odası kapısına eli ile bir şeyler
sürdüğü, kapı önüne bir şeyler döktüğü savunulmuş, tanık bildirilmiş, fotoğraf
ve güvenlik kamera kayıtlarını gösteren CD’ler sunulmuştur. Bu olayın basında
Belediye Başkanı kapısına domuz büyüsü olarak yansıdığı ve “Domuz büyüsü
yargıya taşındı” başlığı ile haberler sunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının
Disiplin Kurulu tarafından alınan savunmasında bu olayları doğruladığı, diğer
işçinin tehdidi ile yaptığını kabul ettiği, ancak dava açarken işverenin
baskısı ile bu dilekçeyi yazdığını, diğer işçinin arkadaşı olduğunu, kabul
etmediğini belirtmiştir.Mahkemece davacının savunması ve bu savunmasının irade
fesadına uğrayıp uğramadığı üzerinde durulmamış, davalının bildirdiği tanıklar
dinlenmemiş, CD çözümleri yapılmamış, fotoğraf değerlendirilmemiştir. Tanık
anlatımları, CD çözümleri ve diğer belgelerle davalı işvereni temsil eden
Belediye Başkanı kapısına bir takım sıvı şeyler sürülmesi, kapısı önüne sıvı
dökülmesinin sabit olması halinde olayın basına da domuz büyüsü olarak
yansıması karşısında, bu tür davranışların işveren ve temsilcisinin haysiyetini
kırıcı, itibarını zedeleyici ve sonuç olarak sataşma niteliğinde olacağı
kaçınılmazdır. Bu durumda davacının davranışlarının işyerinde olumsuzluklara
yol açtığı, iş ilişkisinin işveren açısından önemli ölçüde devamının beklenmez
bir hal alacağı kuşkusuzdur. Bu olguların tespiti halinde feshin geçerli nedene
dayandığı kabul edilmeli ve istem reddedilmelidir"
Kararın ayrıntılı metni için bkz: www.legalbank.net
Değerlendirme: Kararda işçinin davranışlarına dayalı geçerli fesih söz konusudur. Olayda davacının "büyü yaptığı" iddiası mevcuttur. Aynı zamanda olayın basına da yansıdığı anlaşılmaktadır. Her iki olgu da birlikte değerlendirilerek "geçerli fesih" sonucuna gidilmiştir. Son derece ilginç ve tartışılabilicek bu karara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerimizi yakında yayınlayacağız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)